Devre mülk Mağdurları Ne Yapmalıdır? Sözleşmeler Nasıl Feshedilir?

Eklenme Tarihi : 13 Haziran 2018

Facebook
Twitter
YOUTUBE
INSTAGRAM

Yılın on beş günü veya daha uzun bir döneminde kullanmak üzere bir mülk aldınız fakat beklentinizin karşılanmaması, dolandırıldığınızı düşünme, pişman olma vs. gibi bir nedenden dolayı mağdur olduğunuzu düşünüyor ve sözleşmeden dönmek istiyorsanız, cayma hakkınızı kullanabilirsiniz.

Devre mülk hakkı; mesken olarak kullanılmaya elverişli bir yapı veya bağımsız bölümün ortak maliklerinden her biri lehine bu yapı veya bağımsız bölümden yılın belli dönemlerinde istifade hakkı sağlayan, müşterek mülkiyet payına bağlı bir irtifak hakkıdır. Devre mülk Yönetmeliği’nde devre mülk sözleşmesini imzalayan tüketiciler açısından bazı hak ve sorumluluklar düzenlenmiştir. Bu hususta kuşkusuz ki en önemli düzenleme sözleşmenin iptali bir diğer adıyla cayma hakkıdır.

Cayma Hakkı nedir?

6502 Sayılı kanunun 50/6. Maddesi ve Uzun Süreli Tatil Sözleşmeleri Yönetmeliği’nin 7. Maddesi uyarınca tüketici on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve herhangi bir cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir.

Satıcı cayma formunu, sözleşmenin kurulduğu anda yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısıyla tüketiciye vermek zorundadır. Bunlara aykırılık olduğunda tüketici cayma hakkını kullanmak için 14 günlük süreyle bağlı değildir. Bu süre her halükarda cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona erecektir.

Bunun dışında Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Yönetmeliği md. 13’e göre; firmanın her ödeme gününden on dört gün önce tüketiciye yazılı olarak ödeme bildiriminde bulunması gerekmektedir. İlk iki taksit ödendikten sonra, üçüncü yıldan itibaren tüketici, satıcı firmanın ihtarını almasından itibaren on dört gün içinde cayma hakkını kullanarak devre mülk sözleşmesini feshedebilir.

Cayma hakkının kullanılmasıyla satıcı, tüketiciyi borç altına sokan her türlü belge, senet ve tüketicinin yaptığı ödemelerin tamamını on dört gün içinde tüketiciye iade etmekle yükümlüdür.

Nasıl kullanılır?

Cayma bildirimi, noter kanalıyla veya ilgili firmanın yetkilisine imza karşılığı tebliğ edilen cayma bildirimi ile gerçekleştirilmektedir. Aksi takdirde yapılan bildirimler geçersiz olmaktadır. Aynı şekilde telefonla yapılan sözlü bildirimlerin de herhangi bir geçerliliği yoktur. Eğer karşı taraf yani satıcı telefonla bildirimin yeterli olacağını söyler ise itibar etmeyiniz.

Öte yandan, tüketici sözleşmeyi imzaladığı esnada sözleşme konusu yeri hiç görmemiş ve gezmemiş olması halinde Yargıtay tecrübe ve muayene şartının gerçekleşmediğini kabul etmektedir. Yargıtay bu sözleşmeleri kapıdan satış sözleşmesi kabul ederek tecrübe ve muayene koşulu gerçekleşmediğinden cayma hakkı süresinin başlamadığı görüşünü benimsemiştir. Bu sebeple sözleşme konusu yere gitmemiş, tecrübe etmemiş tüketiciler süreye bağlı kalmaksızın cayma haklarını kullanabilirler.

Devre mülk sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde bir diğer önemli husus davanın doğru mahkemede açılmasıdır. Zira yanlış mahkemede açılan davalar görevsizlik veya yetkisizlik gerekçesiyle çözüme ulaşamamaktadır. Böyle bir sorun yaşanmaması için söz konusu davalarda görevli mahkeme; Tüketici Mahkemesi, yetkili mahkeme ise; davalının yerleşim yeri mahkemesidir.

KARADERELİ GROUP -YALOVA TERMAL VB. ŞİRKETLERİN TÜKETİCİLERE HEDİYE TATİL, ÜCRETSİZ YEMEK, GEZİ KAZANDIĞINI BELİRTEREK DEVRE MÜLK SÖZLEŞMESİ İMZALATTIRILMASI

Bu gibi durumlarda tüketicilerin önceden düşünmediği ve devre tatil satın almak için de gitmediği halde, yapılan tanıtımlar üzerine hazırlıksız bulunduğu bir sırada imzalamış olduğu sözleşmelerde, satıcı veya sağlayıcı yönetmeliğin 5.maddesi uyarınca bu davetin içeriği ticari amacının tanıtım faaliyetinden önce yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye bildirmemesi halinde yasal yollara başvurabilecektir.

T.C. YARGITAY

13.Hukuk Dairesi

Esas: 2012/9561

Karar: 2012/12959

Karar Tarihi: 21.05.2012

KONU : SÖZLEŞMENİN FESHİ VE ÖDENEN BEDELİN TAHSİLİ İSTEMİ – DAVACININ DEVRE TATİL HAKKINI KULLANMADIĞI – CAYMA HAKKINI KULLANMA SÜRESİNİN HENÜZ BAŞLAMAMIŞ OLDUĞU – MAHKEMECE SÖZLEŞMENİN FESHİYLE ÖDENEN BEDELİN İADESİNE KARAR VERİLMESİ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Davacının devre tatil hakkını kullanmadığı, davalının da kabulünde olup, bu durumda cayma hakkını kullanma süresi henüz başlamamış olduğundan, davacının cayma hakkını kullanması mümkündür. O halde, mahkemece sözleşmenin feshiyle ödenen bedelin iadesine karar verilmesi..

4822 Sayılı Yasayla değişik 4077 Sayılı TKHK’nun 8/1 maddesinde, <kapıdan satış, işyeri, fuar, panayır gibi satış mekanları dışında önceden mutabakat olmaksızın yapılan tecrübe ve muayene koşullu satışlardır.> şeklinde tanımlanmış olup, davacının, hediye tatil kazandığı belirtilerek davet üzerine gitmiş olduğu davalıya ait tesiste, daha önceden düşünmediği ve devre tatil satın almak için de gitmediği halde, yapılan tanıtımlar üzerine hazırlıksız bulunduğu bir sırada imzalamış olduğu 5.8.2006 tarihli sözleşmenin, kapıdan satış şeklinde yapıldığının kabulü gerekir. Bu tip satışlar, tecrübe ve muayene koşullu satışlardan olduğundan, cayma hakkı ancak hizmetin ifasından sonra, başka bir ifadeyle tatil hakkı kullanıldıktan sonra işlemeye başlayacak olup, bu süre içinde sözleşme askıdadır. Davacının devre tatil hakkını kullanmadığı, davalının da kabulünde olup, bu durumda cayma hakkını kullanma süresi henüz başlamamış olduğundan, davacının cayma hakkını kullanması mümkündür. O halde, mahkemece sözleşmenin feshiyle ödenen bedelin iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

Eğer siz de yaptığınız devre mülk sözleşmesini iptal etmek istiyorsanız cayma hakkınızı kullanabilirsiniz. Ancak bu işlemler teknik bilgi ve uzmanlık gerektirdiği için Tüketici Hukukunda uzmanlaşmış bir avukatla çalışmanızda fayda vardır.

Av. Ali ÇİTİL

Av. Ali ÇİTİL

Kurucu Ortak

0 (212) 272 20 02 ali@citil.av.tr