Estetik Ameliyatlarda Hatalı Tıbbi Müdahale (Malpraktis)

Eklenme Tarihi : 28 Şubat 2018

Facebook
Twitter
YOUTUBE
INSTAGRAM

Eğer geçirmiş olduğunuz estetik operasyon istediğiniz gibi sonuçlanmamış, vücudunuzda istemediğiniz ya da hekim ile anlaştığınızın aksi sonuçlar meydana gelmiş ise hukuki yollara başvurmanız alabileceğiniz en doğru karar olabilir.

​Estetik cerrahi son yıllarda dünyada olduğu gibi ülkemizde de ilerlemekte ve estetik operasyonların sayısı artmaktadır. Estetik operasyonların sayısının artması ile birlikte estetik operasyon yaptıran insan profili de oldukça genişlemektedir.

Ancak her estetik operasyon, ameliyat yaptıranın istediği gibi sonuçlanmamakta, hatta bazen ameliyat yapılan yer eskisinden daha da kötü olabilmektedir. Estetik operasyon sayısındaki artış doğal olarak bu konudaki uyuşmazlıkları arttırmakta ve estetik ameliyatlardaki hatalı tıbbi müdahale nedeni ile birçok hukuk ve ceza davası açılmaktadır.

Öncelikle hekimin yapılacak ameliyat ile ilgili sizin “aydınlatılmış onamınızı” alması gerekmektedir. Yani sizi yapılacak operasyonun yöntemi, niteliği, ameliyat öncesi ve sonrası yapılması gerekenler, beklenen yararlar ve olası yan etkiler hakkında bilgilendirmesi gerekmektedir. Ve bu bilgilendirme sizin anlamayacağınız, tıbbi terimlerle değil, sizin anlayabileceğiniz bir dil ile yapılmalı ve onayınız alınmalıdır. Aydınlatılmış onam evrensel tıp etiği belgelerinde tanımlanmış, ülkemizde ise yasal düzenlemelerle uygulamaya konulmuştur. Ayrıca hekim ve hastanenin kusurlu davranışlarından dolayı zarara uğranıldığı iddiasının değerlendirildiği tüm Yargıtay Kararlarında da her somut olayda aydınlatılmış onamın olup olmadığı incelenen ilk husus olmuştur.

Aydınlatılmış onamınız olsa da yapılan estetik ameliyatta bir malpraktis yani hatalı tıbbi müdahale olabilir. Böyle bir durumda da hekimin ve hastanenin hukuki sorumluluğuna gidebilir, uğramış olduğunuz maddi zararları ve yaşadığınız elem, acı ve kederden dolayı manevi zararların tazminini isteyebilirsiniz. Malpraktis “hekimin tedavi sırasında standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavi vermemesi ile oluşan zarar” şeklinde tanımlanmıştır. Böyle bir durumda hekimin ve hastanenin sorumluluğuna gidilebilir.

Ve nihayet hekimle veya hastane ile estetik ameliyat için yapmış olduğunuz sözleşme bir eser sözleşmesi niteliğindedir ve bu niteliği Yargıtay kararları ile de sabittir. TBK m.470’e göre eser sözleşmesinde yüklenici bir eser meydana getirmeyi üstlenmektedir. Estetik operasyonlarda da hekimler hastanın istediği bir sonucu gerçekleştirmeyi vaat ettikleri için hasta ile hekim arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesidir. Bu nedenle de vaat edilen sonucun meydana getirilmemesinden hekim sorumludur. Bu husus Yargıtay Kararlarında da sıkça dile getirilmiştir.

Yukarıda açıkladığımız nedenlerle hekimin ve hastanenin hukuki sorumluluğuna gidilebilir ve uğradığınız zararlar tazmin edilebilir. Bu davalar vekaleten açılacağı gibi asaleten da açılabilir. Ancak dava içeriği teknik ve mesleki bilgi gerektirdiğinden, değişen mevzuat hükümleri, uluslararası anlaşmalar ve emsal kararların da takip edilmesi ve bilinmesi gerektiğinden davanızı alanında uzman bir avukat ile yürütmeniz sizin açınızdan faydalı olacaktır.

Av. N. Furkan YOLAÇAN

Av. N. Furkan YOLAÇAN

Avukat

0 (212) 909 19 52 furkan@citil.av.tr