Türk Hukukunda Evde Çalışma

Türk Hukukunda Evde Çalışma



Günümüzde gelişen teknoloji, iş hacminin büyümesi, fikir bazlı üretimler ile mal ve hizmet kavramlarının değişikliğe uğraması sebebiyle belirli bir alana bağlı olarak, belli bir binada ya da belirli bir fiziksel organizasyon içerisinde çalışma zaruriyeti ortadan kalkmaya başlamıştır. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri başta gelmek üzere evde çalışma ve türevleri 1980’li yıllardan itibaren büyük bir ivme kazanarak uygulanmaya başlamıştır. Ülkemizde de özellikle bilgisayar ve telefon başından yapılan işler olmak üzere uzun süredir evde çalışma modelinin uygulandığı sektörler bulunmaktadır. Dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan Covid-19 Coronavirus hastalığının bulaşıcı ve ölümcül etkileri nedeniyle söz konusu model kamu alanları dahil birçok iş yerinde ve sektörde uygulanmak istenmektedir. Her ne kadar hastalığın bir noktada etkisinin kırılacağı düşünüldüğünden bahsi geçen çalışma modelinin geçici olacağı düşünülse de işçi ve işverenler nezdinde kalıcı olarak devam edilebileceği düşüncesi hasıl olacaktır. Bu nedenle mevzuatın ve yasal dayanağın iyice irdelenmesi gerekmektedir.

 

4857 sayılı İş Kanununun 14. Maddesinde uzaktan çalışma şu şekilde düzenlenmiştir:

“Uzaktan çalışma; işçinin, işveren tarafından oluşturulan iş organizasyonu kapsamında iş görme edimini evinde ya da teknolojik iletişim araçları ile işyeri dışında yerine getirmesi esasına dayalı ve yazılı olarak kurulan iş ilişkisidir.

Söz konusu maddenin 4. fıkrası ve devamında uzaktan çalışma ayrıntısıyla izah edilmiştir. Bu hükme göre kişi işçi hüviyetinde kalacak ve iş organizasyonu dahilinde işverenin talimatlarını yerine getirecektir. Uzaktan çalışmanın alamet-i farikası ise işçinin işyeri binası gibi bir alana gelip gitmesi gerekmeyecek kendi evinden çalışmaya devam edecektir.

 

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 461 ve devamı maddelerinde evde çalışma şu şekilde düzenlenmiştir:

“Evde hizmet sözleşmesi, işverenin verdiği işi, işçinin kendi evinde veya belirleyeceği başka bir yerde, bizzat veya aile bireyleriyle birlikte bir ücret karşılığında görmeyi üstlendiği sözleşmedir.”

Kanun koyucu hizmet sözleşmesinin alt başlığı olarak evde hizmet sözleşmesini de düzenlemiştir. Bahsi geçen sözleşmede odak noktası iş organizasyonu değil verilen işin kotarılmasıdır. İş Kanununda işçinin verilen işi bizzat yapması beklenirken Türk Borçlar Kanununa göre işçi ifa yardımcısı kullanabilir.

Özetle her iki Kanun da evde çalışmanın hukuki dayanağını oluşturmaktadır. Taraflar arasında iş sözleşmesi var ise İş Kanunu; evde hizmet sözleşmesi var ise Türk Borçlar Kanunu uygulanacaktır.

Çitil Avukatlık Ortaklığı web sitesi üzerinde yer alan makaleler ile ihitiyacınız olan bilgilere ulaşabilirsiniz. Sonrasında merak ettikleriniz için ve ihtiyaç duyduğunuz hukuki konuda uzman yardımı almak için dilediğiniz zaman web sitemizde yer alan iletişim kanallarından bizlere ulaşabilirsiniz.

Çitil Avukatlık, her zaman yanınızda

Çitil Avukatlık

Av. Ali Çitil Hakkında

Eğitim:
English, LL.B. Eastern Mediterranean University, LL.M. Istanbul University
Uzmanlık:
Gayrimenkul Hukuku, İnşaat hukuku, Kentsel Dönüşüm Hukuku , Ceza Hukuku, Marka ve Patent Hukuku, Şirketler Hukuku, Türk Vatandaşlık Hukuku, Sağlık Hukuku, İdare Hukuku ve Vergi Hukuku

Son Eklenen Makaleler