İşçinin İşe İade Davası

Eklenme Tarihi : 13 Eylül 2018

Facebook
Twitter
YOUTUBE
INSTAGRAM

Sözleşmesi işveren tarafından feshedilen işçi , fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığını iddia ediyorsa İş Mahkemesi’nde dava açabilir.

Bu dava türüne İşçinin İşe İade Davası denir. İşçi bu davayı fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde açmalıdır. Ancak taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme götürülebilir. Bu süreyi geçirince artık hakkını bu yollarla kullanamaz.

İşe iade davası için gerekli şartlarımız;

– İş Sözleşmesinin İş Kanunu’na veya Basın İş Kanunu’na Tabi Olması

– İş Sözleşmesinin Süresiz Olması

– İş Sözleşmesinin İşveren Tarafından Feshedilmesi

– İşçinin Altı Ay Kıdeminin Bulunması

– Otuz veya Daha Fazla İşçi Çalıştıran Bir İşyeri Olması

– İşveren vekili statüsünde olmamasdır. İşçinin durumu ile bu şartlar uyum gösteriyorsa işe iade davası açma şartları oluşmuştur.

İşçinin, işe iade davasında, işverenin feshi  önem arz eder. Çünkü işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Böyle olmaması durumunda feshin geçersizliği söz konusu olur. Ayrıca İş Kanunu’nda sınırlı sayılan sebepler haricinde hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez.

Her ne kadar feshin geçersiz olduğunu iddia eden taraf işçi ise de feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. Ancak işçi söz konusu feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

Kanun, bu davada mahkemenin kesin kararı iki ay içinde vereceği ve kararın temyizi halinde Yargıtay’ın bir ay içinde kesin olarak karar vereceği belirtilmiştir. Ancak uygulamada mahkemelerin iş yükü göze alındığında bu süreye uygun hareket etmenin pek mümkün olmadığı anlaşılır.

Mahkeme, işverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığını tespit ederek feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır.

 Bu süre içinde işçi başvurduğu halde;

işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise , işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.

Mahkeme, feshin geçersizliğe karar verince işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.

İşçi işe başlatılırsa , peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı, yukarıdaki açıklamaya göre yapılacak ödemeden mahsup edilir.

İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir.

İşçi, kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.

Bu nedenle işçinin mevzuat hükümlerini somut olayda doğru ve sağlıklı bir şekilde uygulayarak hareket etmesi hayati önem arzetmektedir. Özellikle kanunda verilen mühletlere uygun işlem yapmamak hak kaybına neden olacaktır. Bu süreçte bir avukatlık veya hukuk danışmanlığı hizmetinden yararlanılması süreci doğru şekilde yönetmek için faydalı olacaktır.

Av. Ali ÇİTİL

Av. Ali ÇİTİL

Kurucu Ortak

0 (212) 272 20 02 ali@citil.av.tr