GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI SONUCU YAPILAN İŞLEME KARŞI DAVA YOLU

GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI SONUCU YAPILAN İŞLEME KARŞI DAVA YOLU

I) Genel Olarak
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği (Yön.) 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Kanunun 1 inci maddesine dayanılarak çıkarılmış olup, mevcut yönetmelik 12.04.2000 tarihli ve 24018 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.II) Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Nedir?
Yönetmelik’e göre, arşiv araştırması “Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığının, kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerinde ilişiği ile adli sicil kaydının ve hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının mevcut kayıtlardan saptanmasını”, güvenlik soruşturması ise “Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığının, kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerinde ilişiği ile adli sicil kaydının ve hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının, yıkıcı ve bölücü faaliyetlerde bulunup bulunmadığının, ahlaki durumunun, yabancılar ile ilgisinin ve sır saklama yeteneğinin mevcut kayıtlardan ve yerinden araştırılmak suretiyle saptanması ve değerlendirilmesini” ifade eder (Yön. madde 4/f-g).III) Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Niçin Yapılır?

Eskiden, yaptığı hizmetin önemi ve niteliği itibariyle özellik arz eden sadece bazı kamu görevlileri (MİT, Emniyet, TSK personeli) için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumlu sonuçlanması aranırken, 676 sayılı ve 03.10.2016 tarihli KHK 74. maddesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesine “Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak.” ibaresi sekizinci fıkra olarak eklenmiştir. Böylece güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmış olma şartı, artık devlet memurluğuna alınmada genel şartlardan birisi olarak öngörülmüştür.

Yönetmelik’in 1. maddesine göre yönetmeliğin amacı belirtilmiştir. Buna göre amaç, “yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde Devletin güvenliğinin, iç ve dış menfaatlerinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının gizlilik dereceli birim ve kısımlarını belirlemek, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel ile ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar hakkında yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını düzenlemektir.” Ayrıca Yönetmelik’in 15. maddesine göre, “yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla gerektiğinde kişinin gizlilik dereceli birim, kısım ve gizlilik dereceli yerler ile askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatları, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalıştırılıp çalıştırılmamaları, yer değiştirerek bu görevlere devam edip etmemeleri ile 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında belirtilen şartları taşıyıp taşımadığı gibi hususları incelemek ve sonucunu sorumlu amirin takdirine sunmak üzere” yapılır.

IV) Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasını Kimler/Hangi Makamlar Yapar?

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirlikleri tarafından yapılır (madde 7).

V) Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Değerlendirmesini Hangi Makam Yapar?

Yönetmelik’in 15. maddesine göre, söz konusu soruşturma ve arşiv araştırması hakkında bir değerlendirme yapmak için bir değerlendirme komisyonu kurulur. Bu komisyon ise; bakanlıklarda görevlendirilecek bakan yardımcısının, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en üst amirin, üniversitelerde rektörün, illerde valinin başkanlığında, personel birim amiri, hukuk müşaviri ve varsa güvenlik işlerinden sorumlu birim amirinden oluşur. Cumhurbaşkanlığında kurulacak Değerlendirme Komisyonu İdari İşler Başkanının görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin başkanlığında belirlenecek genel müdürlerin katılımıyla oluşurken, Türk Silahlı Kuvvetlerinde bu Komisyonun oluşumu kendi yönergeleri ile belirlenecektir. Değerlendirme Komisyonunun çalışma tutanakları ve kararları ise gizlidir.

VI) Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Ne Kadar Sürer?
Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması taleplerinin ilgili makama ulaşmasından itibaren arşiv araştırması sonuçlarının en geç 30 iş günü, güvenlik soruşturması sonuçları en geç 60 iş günü içinde cevaplandırılması gerekmektedir (Yön. madde 12).
VII) Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasında Araştırılacak Hususlar Nelerdir?
Yönetmelik’in 11. maddesine göre, “Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortam dikkate alınarak, kişinin kayıtlı ikamet adresi ile fiilen ikamet ettiği adres esas alınmak suretiyle;
a) Kimlik kontrolü, kimlik kayıtlarının doğruluk derecesi, uyrukluğu, geçmişte yabancı bir devletin uyrukluğuna girip girmediği,
b) Genel kolluk kuvvetlerinin ve istihbarat birimlerinin arşivlerinde bilgiler bulunup bulunmadığı, adli sicil kaydının ve hakkında arama kaydı veya herhangi bir tahdidin olup olmadığı,
c) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakının bulunup bulunmadığı ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna ve Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı davranıp davranmadığı,
ç) Şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak şekilde kumara, uyuşturucuya, içkiye, paraya ve aşırı bir şekilde menfaatine düşkün olup olmadığı, ahlak ve adaba aykırı davranıp davranmadığı,
d) Yabancılarla, özellikle hasım ve hasım olması muhtemel Devlet mensupları ve temsilcileriyle ilgili derecesinin iç yüzü ve nedeni, araştırılır.”

VIII) Türk Silahlı Kuvvetler Personeli Bakımından Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması
Türk Silahlı Kuvvetleri personeli hakkında yaptırılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırma talepleri Milli Savunma Bakanlığı tarafından Cumhurbaşkanlığına iletilecektir. Bunlar hakkındaki işlemler Emniyet Genel Müdürlüğü ve/veya MİT’e yaptırılacaktır (Yön. madde 9). Ayrıca 2011 tarih ve 114-1(c) sayılı Genel Kurmay Başkanlığınca çıkarılan Silahlı İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinin 3. Bölüm, 1. Kısım “Güvenlik Soruşturma ve Arşiv Araştırmasının Olumsuz Kabul Edileceği Haller” başlığıyla düzenlenen 13 üncü maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz kabul edileceği durumlar dokuz madde halinde sayılmıştır. Yine bu Yönerge’nin üçüncü bölüm birinci kısmının; Birinci madde a fıkrasında “Her türlü güvenlik önleminin ana unsuru insandır. Türk Silahlı Kuvvetlerine ait maddi/manevi değeri olan ve hassasiyetle muhafaza edilmesi gereken her çeşit bilgi, belge, doküman veya tesis, insanın fiziki veya fikri kontrolündedir. Bu nedenle TSK bünyesindeki personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesi başlı başına önemli bir güvenliktir.” ve 13. maddesinde “Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonuçları, soruşturma konusu şahsın içinde bulunduğu ortam da dikkate alınarak değerlendirilir. Bu değerlendirme Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesine alınacak şahıslar hakkında karar verirken, idarenin takdir hakkının en uygun adaydan yana kullanılmasını sağlamaya yöneliktir.” hükümleri bulunmaktadır.
IX) Gizlilik Dereceli Birimlerde Çalışacak Personel Bakımından Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması
Kamu kurum ve kuruluşlarının gizlilik dereceli birim ve kısımlarının hiyerarşik olarak bağlı bulunduğu üst kademe yöneticilerinden bakan yardımcısı, kurum ve kuruluş başkanı, genel müdür, müstakil birim amirleri ile bunların yardımcıları, vali, büyükelçi ve bu birim ve kısımların çalışanlar için güvenlik soruşturması yaptırılacaktır. Bu konudaki talepler Cumhurbaşkanlığı aracılığı ile yürütülecek ve yaptırılacaktır (Yön. madde 10).
X) Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Ne Zaman Yapılır?
Yukarıda belirttiğimiz üzere, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel ile “ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar” hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır. Kamu kurum ve kuruluşları arasında yapılacak naklen atamalarda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yaptırılmayacaktır. Bununla birlikte, kişinin istifa, emeklilik gibi kamu hizmetinden ayrıldıktan sonra yeniden ataması yapılacak olması halinde bu kişilere güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yaptırılacaktır. Ayrıca, gerekli görülen hallerde ilgili bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yenilenmesini isteyebilirler (Yön. madde 10).
XI) Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Sonucu Yapılan İşleme Karşı Dava Yoluna Gidilebilir Mi?
Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işleminin tek başına idari davaya konu olup olmayacağı konusunda Danıştay’ın farklı kararları bulunmaktadır. Bazı kararlarında güvenlik soruşturması raporunun kesin ve tek başına sonuç doğurucu işlem niteliğinde olmadığı, bir ön işlem özelliği taşıdığı bu nedenle iptal davasına konu olabilecek bir işleme bağlı olmadan güvenlik soruşturmasının dava konusu yapılamayacağı yönünde verilen kararları onamakta (D. 5.D., 25.10.1989, E. 1989/1170, K. 1989/1788) ise de “güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğuna ilişkin kararın, kamu gücüne dayalı olarak ve tek taraflı tesis edilmiş, davacının menfaatini ihlal eden ve bu yönüyle sonuç doğuran bir idari işlem olduğu açıktır. Dava konusu kararın bu haliyle adli yargı yerinde denetlenmesi mümkün olmadığı gibi bir ön işlem olarak nitelendirilmesi de yerinde değildir. Hal böyle olunca, davayı ortada bir idari işlem olmaması nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmadığından incelemeksizin reddeden İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.” gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulması yönünde verdiği kararları da olmuştur (D. 10. D., 16.11.1987, E. 1987/1838, K. 1987/1317). Karahanoğulları’na göre, idarenin güvenlik soruşturmasıyla kişiler “sakıncalı” kategorisine girmekte olup, bu işlemler de hukuk düzeninde sonuç doğuran bir nitelik arz etmektedirler. Çünkü bu kişiler anayasal haklarını kullanamamak tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır (Onur Karahanoğulları, “Güvenlik Soruşturması”, AÜSBFD, C. 53, S. 1-4, 1998, s. 183). Kanaatimizce de güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması durumunda, artık söz konusu işlem hukuken sonuç doğuran bir işlem niteliğinde olacağı için tek başına dava konusu edilebilecek olup, bu işleme bağlı olarak atamama gibi yeni bir işlemin tesisini beklemeye gerek bulunmamaktadır. Ayrıca, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması hem işlem tarihinde hem de daha sonra sürekli sonuç yaratan bir işlem olup, hatta yarattığı yeni sonuçlar ve taşıdığı potansiyel riskler yüzünden bu işlemin idari işlemden ziyade bir ceza niteliğine bürünebilmektedir. Aksi yorum, idarenin her türlü işlem ve eylemine karşı yargı yolunun açık olduğunu öngören Anayasanın 125. maddesine ve buna bağlı olarak Anayasanın 2. maddesinde öngörülen hukuk devleti ilkesine de aykırı olacaktır. Dolayısıyla güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması işlemini bir ön işlemden ya da hazırlık işleminden ziyade İYUK madde 14/3-d kapsamında “idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem” olarak değerlendirmek gerekir.
Bununla birlikte, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasından bahisle tesis edilen bir idari işlem söz konusu olursa bu işleme karşı iptal davası açılabilecek olmasında bir tereddüt bulunmamaktadır. Örneğin, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması gerekçesiyle atama işleminin gerçekleşmediğine ilişkin bir idari işlem idari yargıda iptal davasına konu olabilecektir. Uygulamada da bu konuda atamama ya da yeniden atamama niteliğindeki işlemlere karşı dava açılmaktadır. Söz konusu atamama işlemlerinin sebebi güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması olarak gösterildiği için, idare mahkemeleri dava konusu idari işlemi sebep yönünden denetlemekte ve hukuka aykırı olduğu kanaatine vardığı takdirde iptal kararı vermektedirler. İdare mahkemeleri, dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararlara uğranacağı kanaatine vardıkları takdirde ise öncelikle yürütmeyi durdurma kararları vermektedir. Söz konusu davanın kararın tebliğini izleyen günden itibaren genel dava açma süresi olan 60 günlük süre içinde açılması gerekmektedir. İdare hukukunun uzmanlık gerektiren bir alan olması nedeniyle, açılacak davaların bu konuda uzmanlaşmış avukatlar tarafından takip edilmesinde fayda bulunmaktadır.
1) Emsal Yürütmeyi Durdurma Kararı için tıklayınız.

2) Emsal Yürütmeyi Durma Kararına Karşı Yapılan İtirazın Reddi Kararı için tıklayınız.

Av. Adem AVCI

Av. Adem AVCI

Avukat

0 (212) 272 20 02 adem@citil.av.tr