[:tr] [:AR] [:en] [:]

Mirastan Mal Kaçırma – Muris Muvazaası

Eklenme Tarihi : 14 Kasım 2017

Facebook
Twitter
YOUTUBE
INSTAGRAM

Miras bırakan –muris- mirasçıların tamamından veya belirli mirasçılardan mal kaçırmak/saklamak amacıyla ölmeden önce birtakım işlemler yapabilir. Yargıtay kararlarında ve öğretide bu işlemler muris muvazaası olarak adlandırılır. Muris muvazaası bir nispi muvazaadır.

​Muvazaa, tarafların kendi aralarında hüküm ifade etmeyen bir sözleşme yapmalarıdır. (Adi muvazaa) Taraflar eğer görünürde yaptıkları işlemin arkasına başka bir işlem saklamışlarsa, örneğin kişi gerçekte bağışlamak istediği evi mirasçılardan mal kaçırmak için tapuda satış olarak gösterirse veya gerçekte 1.000.000 TL’ye sattığı evi tapu masrafları fazla tutmasın diye 200.000 TL’ye satmış gibi gösterirse burada da yine muvazaa vardır. (Nispi muvazaa)

Ülkemizde muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) genelde kız çocuktan mal kaçırma, sevdiği çocuğunu kayırma, yeni eşine daha fazla mal bırakmak için eski eşinden olan çocuklardan mal kaçırma, mirasçılarının bir kısmını ya da tamamını miras hakkından yoksun bırakma kastı ile yapılmaktadır. Muris muvazaasında miras bırakan genelde mirastan mal kaçırmak amacıyla yaptığı karşılıksız kazandırmaları (örn: bağış) satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstermektedir.

Yargıtay, 01/04/1974 tarihli inançları birleştirme kararında “özellikle küçük kırsal bölgelerde kız çocuklarını mirastan mahrum etmek amacıyla muris erkek çocuğu ile anlaşarak gerçekte bağışlamak istediği malvarlığını, kötü niyetle satış göstermek suretiyle devir işlemi gerçekleştirmektedir. Bunun yanında eşin ölümü veya boşanma sebebiyle yeniden evlenen erkek, önceki eşinden olma çocuklarını sonraki eşin etkisiyle mirastan mahrum etmek amacıyla sonraki çocuklara gerçekte bağışlamak istediği malvarlığını satış göstermek suretiyle onlara intikal ettirmektedir. Bu türlü muvazaalı tasarruflar karşısında gerek kız çocuklarını erkek çocuklarla eşit miras hakkına kavuşturmak ve gerekse murisin çocukları arasında eşitliği sağlamak amacıyla muvazaa hukuksal nedenine dayanarak dava açabilme hakkına sahiptirler” diyerek muris muvazaasını açıklamıştır.

 Miras bırakanın temel amacı mirasçıları/mirasçıyı mirastan yoksun bırakmak ve saklı paylı mirasçıların ileride açabileceği tenkis davasını önlemektir.

Nispi muvazaa olan muris muvazaasında dört unsur vardır. Bu unsurlar;
– Görünüşteki işlem (Örn: Satış)
– Muvazaa anlaşması
– Üçüncü kişileri (mirasçıları) aldatma kastı
– Gizli sözleşme (Örn: Bağışlama)

Mirastan Mal Kaçırma Davasını Kimler Açabilir?

Saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak sözleşmenin muvazaa nedeniyle geçersizliğini her türlü delil ile ispatlayabilirler.

Mirastan Mal Kaçırma Davası Ne Zaman Açılabilir? Zamanaşımı Süresi Ne Kadar?

Muris muvazaası davası, ancak miras bırakan öldükten sonra açılabilir. Muris muvazaası davası zamanaşımına uğramaz ve herhangi bir hak düşürücü süreye tabi değildir.

Muris Muvazaası Davasının Çözümünde Nelere Dikkat Edilir?

Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, miras bırakanın asıl irade ve amacının ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında, birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, sözleşmenin diğer tarafının alış gücünün olup olmadığı, satış bedeliyle sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflarla miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulara dikkat edilir.

Aracı-Emanetçi Kullanarak Mirastan Mal Kaçırma

Uygulamada miras bırakan mal kaçırmak istediği mirasçılarının muris muvazaası iddiası ile dava açmasını engellemek için malı devretmek istediği kişiden önce başkasına devreder. Yani bir aracı-emanetçi kullanır ve malı lehine işlem yapmak istediği kişiye öyle devreder. Örneğin miras bırakan taşınmazını oğluna bırakmak, kızından mal kaçırmak istiyordur. Kızının dava açma hakkını engellemek için önce oğlunun baldızına devredebilir, oğlunun baldızı da bu taşınmazı miras bırakanın oğluna devredebilir. Ancak miras bırakanın bir aracı-emanetçi kullanarak mirastan mal kaçırması muris muvazaası hukuki sebebine dayalı dava açma hakkını etkilemez. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi de 03.05.2016 tarihli 2016/6358 Esasa numaralı kararında bunu açıklamıştır.

 “…diğer taraftan, 1.4.1974 tarihli, 1/2 Sayılı İnançları Birleştirme Kararın uygulanabilirliği açısından; miras bırakanın terekeden mal kaçırma amacıyla taşınmazını doğrudan lehine hareket ettiği mirasçısına ya da üçüncü kişiye devretmiş ya da yaptığı temliki işlemlerde aracı ve emanetçi kişiler kullanmış olmasının sonuca bir etkisi yoktur…”

Muris Muvazaası Hangi Mahkemede Açılmalı?

Tenkis davalarında yetkili mahkeme ölen kişinin –miras bırakan- son yerleşim yeridir. Eğer bir taşınmaz söz konusu ise dava taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır.

Mirastan Mal Kaçırma Davasında Neler Yapılmalı?

Öncelikle dava görülmekteyken malı elinde bulunduran mirasçının bunu başkasına devretmesini engellemek ve hak kaybı yaşamanızı önlemek için mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmelidir.

Her ne kadar bu davalar asaleten açılabilse de muris muvazaası hukuki sebebine dayalı bir dava açmak için mutlaka miras hukuk ile ilgilenen bir avukattan yardım alınız.

Av. N. Furkan YOLAÇAN

Av. N. Furkan YOLAÇAN

Avukat

0 (212) 909 19 52 furkan@citil.av.tr