OHAL İŞLEMLERİ İNCELEME KOMİSYONU KARARLARINA KARŞI DAVA YOLU

Eklenme Tarihi : 04 Mart 2019

Facebook
Twitter
YOUTUBE
INSTAGRAM

  1. Genel Olarak

Bilindiği üzere, olağanüstü hal kapsamında Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulması; Anayasanın 121 inci maddesi ile 25/10/1983 tarihli ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununun 4 üncü maddesine göre, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nca 2 Ocak 2017 tarihinde kararlaştırılmıştır. Bu kapsamda, 685 sayılı “Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” çıkarılmış ve 23/1/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

685 sayılı KHK’nin 1. maddesine göre Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere kurulmuştur.

Bu kapsamda, Komisyon kurulduğunda Komisyonun görev alanına giren ancak idari yargıda ya da Anayasa Mahkemesinde görülmekte olan davalarda, bu mahkemeler tarafından “karar verilmesine yer olmadığına dair karar” verilmiş, dosyalar ise re’sen (kendiliğinden) Komisyona gönderilmiştir. Dava açmayanlar başvuru alma tarihinden, daha sonra yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnamelerle ihraç edilen kişiler ise Resmi Gazetede yayımlanma tarihinden itibaren altmış gün içinde Komisyona başvuruda bulunmuştur.

Komisyon söz konusu uyuşmazlıklar açısından ilk kararlarını vermiş ve 125 bin 600 başvurudan 50 bin 300’ü karara bağlanmıştır. Başvuruların 3 bin 700’ü kabul edilirken, 46 bin 600’ü reddedilmiş olup, kabul kararlarının büyük bölümü memuriyete iade kararları olmuştur.

  1. Başvurusu Reddedilen Kişilerin İzleyeceği Yargısal Yol

OHAL İnceleme Komisyonunu karşı yargı denetimi KHK’nin 11. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, Komisyon kararlarına karşı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenecek Ankara idare mahkemelerinde ilgilinin en son görev yaptığı kurum veya kuruluş aleyhine iptal davası açılabilir. Bu davalarda, ayrıca Başbakanlığa husumet yöneltilemez. Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun Çalışmasına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 16. maddesine göre, Komisyon kararlarına karşı dava açma süresi kararın tebliğinden itibaren 60 gündür.

Öncelikle, söz konusu ihraç işlemlerine karşı iç hukuk yollarının tüketilmesi anlamında idari yargı aşamasının neticelenmesi beklenecektir. Bu bağlamda, idare mahkemesi tarafından davanın reddi kararı verildiği taktirde, bu karara karşı istinaf yoluna yani Bölge İdare Mahkemelerine kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde başvurulabilecektir. Bölge İdare Mahkemeleri tarafından istinaf başvurusunun reddine karar verildiği takdirde, yine verilecek karar kesin bir karar olmadığı için kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay’a temyiz başvurusu yapılabilecektir. Çünkü, Bölge İdare Mahkemesi tarafından bu kapsamda verilecek kararlar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 46/1-c gereği (Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları) temyiz yolu açık olan kararlardandır.

Danıştay’ın da olumsuz bir karar vermesi durumunda, artık idari yargı aşaması tüketilmiş olacaktır. Bu durumda, iç hukuk yollarını tamamen tüketebilmek için Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yoluna gidilmesi gerekmektedir. Bireysel başvurunun, Danıştay’ın kesin kararının öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.

 

Anayasa Mahkemesi tarafından bireysel başvuru talebi reddedildiği takdirde artık iç hukuk yolları tamamen tüketilmiş sayılacak ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine bireysel başvuru yoluna altı aylık süre içerisinde gidilebilecektir. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararları ilgililere tebliğ edilmek zorunda olduğu için, altı aylık süre tebliğden itibaren başlayacaktır.

Görüldüğü üzere, söz konusu başvurular reddedildiği takdirde süreç meşakkatli ve uzun bir hale dönüşecektir. Bu süreçte hak kaybına uğramamak adına başvuru sürelerinin kesinlikle kaçırılmaması gerektiğini hatırlatmak gerekir. Tabii ki sürecin daha profesyonel yürütülmesi adına özellikle idari yargı konusunda uzman olan bir avukattan hukuki yardım alınmasın da fayda vardır.

Av. Adem AVCI

Av. Adem AVCI

Avukat

0 (212) 272 20 02 adem@citil.av.tr